Dünya Öğretmenler Günü'nde eğitimcilere çağrı!

Türkiye'deki eğitim emekçilerinin OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralarda olduğu belirtilerek, eğitim emekçileri 'mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının emekçilerin sırtına yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye' çağrıldı.

Eğitim, 05 Ekim 2019 Cumartesi, 19:02
Dünya Öğretmenler Günü'nde eğitimcilere çağrı!

Eğitim Sen Bursa Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla KESK Bursa Şubesi'nde basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Bursa Şubesi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, Türkiye'deki eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunları dile getirdi. 

Dünya Öğretmenler Günü'nün tarihine değinilen açıklamada, "Dünya Öğretmenler Günü'nün geçmişi, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından 'Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı'nın alınmasına dayanmaktadır. Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur. 5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye'den sadece Eğitim Sen'in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali'ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır." ifadeleri yer aldı. 

Eğitim Sen Bursa Şubesi'nden yapılan açıklama şöyle:

"Öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olan 'Tavsiye Kararı' ile öğretmenlerin sadece okulda değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önem uluslararası düzeyde belgelenmiştir. 'Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı', öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. 'Tavsiye Kararı', Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye'nin yıllardır yükümlülüklerini yerine getirdiğini söylememiz mümkün değildir.

"Öğretmenlerin satın alma gücü azaldı"

Türkiye'de görev yapan eğitim ve bilim emekçileri, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralardadır. Geçtiğimiz yıllar içinde eğitim ve bilim emekçilerinin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünse de insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamıştır. Eğitim emekçilerinin üçte ikisi insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda bırakılmıştır. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin satın alma gücünün belirgin bir şekilde azaldığı görülmektedir.

* ABD doları ve çeyrek altın fiyatlarında belirtilen yılların Ekim ayı verileri dikkate alınmıştır.

1 ABD dolarının ortalama 1.56 TL olduğu 5 Ekim 2009 yılında 1.302 TL aylık alan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmen maaşıyla 874 ABD doları alabiliyorken, bugün aynı derece ve kademede 3 bin 895 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 683 ABD doları (1 $=5,70 TL) seviyesine inmiştir. Son 10 yılı temel aldığımızda 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşındaki aylık kayıp, dolar bazında 191 ABD doları (1.088 TL) olmuştur. Bu rakam son on yılda öğretmenlerin satın alma gücündeki azalmanın boyutlarını açıkça göstermektedir.  Benzer bir şekilde 5 Ekim 2009'da 9/1 derecedeki bir öğretmen maaşı ile 15 çeyrek altın alabiliyorken, on yıl sonra aynı öğretmen maaşı ile bugün ancak 9 çeyrek altın alabilmektedir.

"İktidar eliyle hızla yozlaştırıldı"

Öğretmenlik mesleği ve mesleki idealleri, iktidar eliyle uygulanan bilinçli politikalarla çok yönlü olarak hızla yozlaştırılmıştır. Yıllardır ülkeyi yönetenler ve eğitim politikalarına yön verenler öğretmenlik mesleğinde yaşanan nitelik kaybının artmasında en büyük pay sahipleridir. Bu nedenle bugün eğitim alanında yaşanan sorunların sorumlusu öğretmenlerimiz değil, siyasi iktidar, MEB ve onların sözünden çıkmayanlardır.

Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakârlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında da ciddi gerilemeler yaşanmıştır.

Yaşadığımız tüm olumsuzluklara, işimize, ekmeğimize ve geleceğimize yönelik ağır tehdit ve saldırılara, hukuksuz ihraç politikalarına, kaybedilme noktasına gelen mesleki saygınlığın yeniden kazanılması, öğretmenliğin uluslararası standartlara uygun ve bilimsel bir anlayışla ele alınması ve tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.

Yıllardır kamu istihdamında, özellikle eğitimde güvencesiz, esnek ve performansa dayalı istihdam politikalarını hayata geçirmek isteyen siyasi iktidar, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında eğitimde mülakat sınavı ile alınan 'sözleşmeli öğretmenlik' uygulamasını başlatmış ve bugüne kadar 103 bin sözleşmeli öğretmenin ataması yapılmıştır. Öğretmen istihdamında yaşanan güvencesizleştirme, öğretmenlerin özlük hakları ve çalışma koşulları arasında belirgin farklılıklar ve adaletsizlikler yaratmayı sürdürmektedir.

Nitelikli eğitimin nitelikli öğretmenle mümkün olduğu gerçeği ortadadır. Bu nedenle öğretmen yetiştirme ve kadrolu istihdam konusundan başlayarak, sadece öğretmenlerin değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi için somut adımlar atılması bir zorunluluktur.

MEB'e çağrı!

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un her fırsatta öğretmenlere değer verilmesine ilişkin söylemleri genellikle söylemde kalmamalıdır. MEB'e çağrımız; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nde ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966'da kabul edilen 'Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı'nın eksiksiz uygulanacağı açıklanmalı, başta 3600 ek gösterge olmak üzere, ekonomik, sosyal, mesleki, özlük haklarımızla ilgili taleplerimiz kabul edilmelidir.

Eğitim ve bilim emekçileri açısından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece 'kutlanan' bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin simgesi olan evrensel anlamda bir mücadele gündür. İçinde bulunduğumuz bütün olumsuz koşullara, üyelerimizi ve sendikal faaliyetlerimizi baskı alıntına alma girişimlerine, iktidarın eğitime yönelik ırkçı, gerici ve dayatmacı politikalarına karşı örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir."

Eğitim Sen Bursa Şubesi, basın açıklamasının ardından eğitim emekçilerini 'mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının emekçilerin sırtına yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye' çağırdı. 

Eğitim Sen Bursa Şubesi Başkanı Aksakal, dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inandığını ifade ederek eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü'nü kutladı.

Güncel
Deprem paylaşımları için 50 kişiye soruşturma
Elazığ depremi sonrası sosyal medya paylaşımlarının takibe alındığının açıklanmasının ardından An...
Spor
TOFAŞ, Joventut Badalona'yı konuk edecek
Basketbolda ULEB Avrupa Kupası son 16 turunun 4. haftasında H Grubu'nda TOFAŞ, yarın İspanya ekib...
Güncel
AFAD: 41 kişinin cansız bedenine ulaşıldı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca, depremin ardından Elazığ ve Malatya'da enkaz altında k...
Güncel
Elazığ'a bir kardeşlik eli de Mudanya'dan
Mudanya Belediyesi Elazığ ve Malatya'da meydana gelen depremin ardından depremzedeler için yardım...
Güncel
Elazığ'daki depremin üzerinden 3 gün geçti
Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından arama ve kurtarma ...
Güncel
Döviz kurundaki artış cinayete neden olmuş!
Bursa'da evini yaptığı kişiyi baltayla başına vurarak öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi...
Nilüfer'in şampiyon atleti Milli Takım'da
Uludağ'daki hayvanlara yiyecek desteği
Üzülmez yeşil-beyazlı taraftarın yüzünü güldürdü
24 numara Kobe Bryant'ın anısına emekli edildi

En Çok Okunan Haberler

Bursa'dan deprem bölgesine ücretsiz ulaşım

Elazığ'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ...

CHP Nilüfer'den Elazığ'a yardım kampanyası

Bursa'da Nilüfer CHP İlçe Başkanlığı, Elazığ'da meyd...

Ölü sayısı 22'ye yükseldi, yaralı sayısı 1030

AFAD, Elazığ'da meydana gelen depremde 22 kişinin ha...

Dehşet anlarını anlattılar: İğne deliğinden ...

Enkazdan yaralı çıkarılan ve tedavisi Fırat Üniversi...

CHP Bursa'dan Türk Metal işçilerine destek

CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş, Bursa'da kurulu ...

CHP'de İsmet Karaca'dan yeni il binası sözü

CHP'de 9 Şubat'ta yapılacak Bursa İl Kongresi'nde İl...

Sosyal medya bağımlılığı fakültelere göre fa...

1034 üniversite öğrencisi ile yürütülen araştırmada ...

İtfaiye eri kaskı sayesinde yara almadan kur...

Yangına müdahale sırasında başına merdiven düşen itf...

Kandilli: Elazığ'da artçılar bir hafta süreb...

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü M...

İnegöl Belediyespor sahasında 3-1 yenildi

Voleybol AXA Sigorta Efeler Ligi'nin 14. haftasında ...

Enkaz altından 19 saat sonra sağ çıkarıldı

Elazığ'da Mustafa Paşa Mahallesi'nde depremde yıkıla...

2,5 yaşındaki kız çocuğu 24 saat sonra kurta...

Elazığ'daki depremde Mustafa Paşa Mahallesi'nde yıkı...

'Azize' enkaz altından 17 saat sonra kurtarıldı

Elazığ'daki depremde sağlık personelinin telefonla g...

TOFAŞ deplasmanda İTÜ'yü 91-80 yendi

TOFAŞ Basketbol Takımı, ING Basketbol Süper Ligi 17....

Çin'de ölü sayısı 41, enfekte sayısı bin 287...

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve ülke geneline ...